Cumhurbaşkanlığı tarafından ilan edilen "Aile Yılı" ve "Aile ve Nüfus 10 Yılı" vizyonu çerçevesinde gerçekleştirilen toplantıda; şehirleşmeden eğitime, sosyal hayattan iş dünyasına kadar aileyi ilgilendiren çok boyutlu meseleler masaya yatırıldı.
Cumhurbaşkanlığı tarafından ilan edilen “Aile Yılı” ve “Aile ve Nüfus 10 Yılı” vizyonu çerçevesinde gerçekleştirilen toplantıya GİBTÜ Rektörü Şehmus Demir, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve İstanbul Aile Vakfı Başkanı Üner Karabıyık ile birlikte heyetleri katıldı.
TOPLUMSAL GELECEK İÇİN AİLE VURGUSU
Toplantıda, Türkiye genelinde artış gösteren boşanma oranlarının yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal yapıyı ve nüfus dinamiklerini de doğrudan etkilediği vurgulandı. Özellikle boşanmaların yüzde 34’ünün evliliğin ilk beş yılında gerçekleşmesi, bu süreçte ailelere sunulacak destek mekanizmalarının kritik önemini ortaya koydu. Katılımcılar, “şiddetli geçimsizlik” olarak ifade edilen sorunların; doğru iletişim yöntemleri, rehberlik hizmetleri ve profesyonel destekle büyük ölçüde çözülebileceğine dikkat çekti.
REKTÖR DEMİR: “AİLE, TOPLUMUN EN STRATEJİK YAPI TAŞIDIR”
Toplantıda değerlendirmelerde bulunan GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, ailenin yalnızca sosyal bir kurum değil, aynı zamanda toplumun geleceğini belirleyen stratejik bir yapı taşı olduğunu vurguladı.
Rektör Demir, “Güçlü bir toplumun temeli güçlü ailelerden geçer. Üniversiteler olarak bizlere düşen görev; bilimsel veriler ışığında aile yapısını destekleyecek politikalar üretmek, gençlerimizi bilinçlendirmek ve toplumsal farkındalığı artırmaktır. Özellikle evliliğin ilk yıllarında yaşanan sorunlara yönelik rehberlik ve eğitim faaliyetlerinin yaygınlaştırılması büyük önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı. GİBTÜ’nün akademik birikimiyle bu sürece aktif katkı sunacağını belirten Demir, üniversite–yerel yönetim–sivil toplum iş birliğinin kalıcı çözümler üretme noktasında kritik rol oynadığını dile getirdi.
AKADEMİK VE SOSYAL SORUMLULUK ÖNE ÇIKTI
“Aile ve Nüfus 10 Yılı” hedefleri doğrultusunda kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düştüğü ifade edildi. Ailenin korunmasının, Türkiye’nin demografik geleceği açısından stratejik bir konu olduğuna işaret edilirken, geleneksel arabuluculuk kültürünün modern yaklaşımlarla desteklenmesi gerektiği vurgulandı.
Toplantı sonunda taraflar; aile yapısını tehdit eden sorunlara karşı bilimsel verilere dayalı, uygulanabilir ve toplumsal karşılığı olan çözüm önerileri geliştirmek üzere iş birliğini sürdürme konusunda mutabık kaldı. Paydaşlar ayrıca, somut projeler üretmek ve stratejik bir yol haritası oluşturmak amacıyla diyalog ve ortak çalışma süreçlerinin kararlılıkla devam edeceğini ifade etti.